Mustafa Kemal BULUT
Gümrük ve Dış Ticaret Hukuku Danışmanı - Adli Bilirkişi

mustafakmlbulut

Gümrük idarelerince ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ve kesilen para cezalarına karşı yükümlülerce 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242’nci maddesi çerçevesinde yapılan itiraz başvurularının idarece karar bağlanmasındaki süreye ilişkin olarak ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2014/26 sayılı Genelge’de;

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10/2 maddesinde yer alan “…Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez.” hükmünün bulunması sebebiyle altı aylık süre içerisinde idarece itiraza cevap verilememesi durumu ek süre kullanılmasına rağmen altı ay içinde cevap verilemediği ve yükümlü tarafından da dava yoluna başvurulmadığının tespit edildiği durumlarda, yükümlüye herhangi bir tebligat yapılmaksızın, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) hükümleri çerçevesinde işlem yapılacağı yani itiraza konu edilen vergi ve para cezalarının cebren tahsiline yönelik olarak işlemlere (Ödeme Emri, Haciz vb.) başlanması gerektiği,

şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

Anılan genelge hükümleri uyarınca, gümrük idarelerince 6 aylık süre içerisinde cevaplandırılmayan itiraz konusu vergi ve cezaların cebren tahsiline yönelik olarak hakkaniyet ve hukuka aykırı şekilde ödeme emri düzenlenerek yükümlülere tebliğ edilmesi yönünde işlem tesis edildiği; vergi ve cezaların 7 gün içerisinde ödenmemesi halinde ise haciz uygulanması sebebiyle yükümlülerin telafisi güç ve imkansız ticari ve mali zararlara uğramalarına sebebiyet vermiştir.

Oysa, gümrük uygulamaları çerçevesinde idarece tahakkuk ettirilen gümrük vergileri, cezaları ile tesis edilen kararlara karşı başvurusu ve itiraz yolları 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242’nci ve 6’ncı maddelerinde özel olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.” hükmüne;

Aynı kanunun 6’ncı maddesinde ise;

“1. …

2. Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alırlar. Verilen kararlar başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edilir.

Ancak, gümrük idareleri tarafından bu süreye uyulması mümkün değilse, belirtilen süre aşılabilir. Bu durumda, söz konusu idareler, yukarıda belirlenen sürenin dolmasından önce başvuru sahibine süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile talep hakkında karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verirler.

3. Gümrük idareleri tarafından gerek başvuruların reddine ve gerekse muhatabı kişinin aleyhine olarak verilen yazılı kararlar, Onikinci Kısımda belirtilen şekilde itiraz yolu açık olmak üzere gerekçeli olarak alınır ve bu hususlar kararda belirtilir.

4. ….”

hükümlerine yer verilmiştir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242’nci ve 6’ncı maddelerinin ortak özelliği ise; başvuru ve itirazlarda idarece yazılı ve gerekçeli bir karar alınması ve alınan kararların ilgililere tebliğ edilmesi zorunluluğudur.

 
Başka bir anlatımla, gümrük idareleri, kendilerine yapılan başvuru ve itirazları yazılı olarak cevaplamak ve bu cevabı ilgilisine tebliğ etmek zorunda olup, Yasa Koyucu gümrük idaresinin itiraz ve başvuruları cevaplamamak suretiyle zımnen reddetmesine olanak tanımamıştır.
 


Nitekim, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2014/26 sayılı Genelgesi’nin İPTALİ için açılan davada; Danıştay 7. Dairesi’nin 12.12.2016 gün ve E:2016/7282 sayılı Kararı ile; 2014/26 sayılı Genelge’nin “Altı aylık süre içerisinde cevap verilememesi durumu Ek süre kullanılmasına rağmen altı ay içinde cevap verilemediği ve yükümlü tarafından da dava yoluna başvurulmadığının tespit edildiği durumlarda, yükümlüye herhangi bir tebligat yapılmaksızın, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) hükümleri çerçevesinde işlem yapılacağı” yolundaki düzenlemesinin, idarenin, Gümrük Kanunu’nun 242’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazları otuz gün içerisinde karar bağlayarak ilgili kişiye tebliğ etme zorunluluğu karşısında Kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle Yürütmesinin Durdurulmasına karar verilmiştir.


Söz konusu yargı kararı ile, hak arama hürriyetinin kullanılması sonucunda idarenin hukuka uygun olmayan düzenlemesine yargı denetimi vasıtasıyla geçit verilmemesi sağlanmıştır.

 

Kaynak: Dünya Gazetesi